Şüpheli Alacak, Değersiz Alacak ve Vazgeçilen Alacaklar
12.03.2026
Ticari kazançların vergilendirilmesinde tahakkuk esası geçerlidir. Bu nedenle mal veya hizmet satışına ilişkin alacaklar tahsil edilmese bile fatura düzenlendiği anda gelir doğmuş sayılır ve vergi matrahına dahil edilir.
Ancak ticari hayatta bazı alacakların tahsil edilmesi zorlaşabilir veya tamamen imkânsız hale gelebilir. Bu durumda mükellefin gerçekte elde etmediği bir gelir üzerinden vergi ödememesi için Vergi Usul Kanunu’nda üç ayrı düzenleme yapılmıştır:
- Değersiz Alacak (VUK 322)
- Şüpheli Alacak (VUK 323)
- Vazgeçilen Alacak (VUK 324)
Bu düzenlemeler, tahsil edilemeyen alacakların belirli şartlar altında gider yazılmasına veya özel şekilde muhasebeleştirilmesine imkân sağlar.
1- Yasal Dayanakları Nelerdir?
Tahsil edilemeyen alacaklara ilişkin temel düzenlemeler şunlardır:
- VUK 322: Değersiz alacaklar
- VUK 323: Şüpheli alacaklar
- VUK 324: Vazgeçilen alacaklar
- 284 sıra no.lu VUK Tebliği
- 143 sıra no.lu VUK Tebliği
Ayrıca uygulama; özelgeler ve Danıştay kararları ile şekillenmiştir.
2- Şüpheli Alacak Nedir? Şartları Nelerdir?
Şüpheli alacak, tahsili kesin olarak imkânsız olmayan ancak tahsil edilip edilemeyeceği ciddi şekilde risk altına giren alacaktır.
Bir alacağın şüpheli sayılabilmesi için:
1️⃣ Ticari faaliyetle ilgili olması gerekir
Alacak, ticari veya zirai kazancın elde edilmesi ile ilgili olmalıdır.
2️⃣ Kural olarak gelirle ilişkilendirilmiş olmalıdır
Alacak daha önce hasılat hesaplarına kaydedilmiş olmalıdır.
3️⃣ Tahsil riski ortaya çıkmış olmalıdır
Aşağıdaki durumlar gerçekleşmiş olmalıdır:
- Dava açılmış olması
- İcra takibine başlanması
- Küçük alacaklarda protesto veya yazılı talep yapılması
4️⃣ Teminatsız olmalıdır
Teminat varsa sadece teminatsız kalan kısım için karşılık ayrılabilir.
5️⃣ Karşılık ayrılması gerekir
Şüpheli alacak doğrudan gider yazılmaz; önce KDV dahil karşılık ayrılması gerekir.
3- Hangi Dönemde Karşılık Ayrılır?
Şüpheli alacak karşılığı:
👉 Alacağın şüpheli hale geldiği hesap döneminde ayrılmalıdır.
Alacak şüpheli hale geldiği yıl gider yazılmazsa sonraki yıllarda karşılık ayrılması mümkün değildir. Bu görüş hem idarenin özelgelerinde hem de yargı kararlarında benimsenmiştir.
4- Hangi Tutarın Altındaki Alacaklar İçin Takip Şartı Yoktur?
Dava veya icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar için takip zorunlu değildir.
Bunun için:
- alacağın belirlenen parasal sınırı aşmaması
- protesto veya yazı ile en az iki kez talep edilmiş olması gerekir.
2026 yılı için bu sınır 25.000 TL’dir.
Bu tutar her yıl yeniden değerleme oranında değişir.
5- Şüpheli Alacak Sonradan Tahsil Edilirse Ne Olur?
Daha önce karşılık ayrılan alacak sonradan tahsil edilirse:
- tahsil edilen tutar
👉 “Konusu Kalmayan Karşılıklar” hesabına alınarak gelir yazılır.
Bu durumda önce gider etkisi yaratan tutar, tahsilat gerçekleşince gelir etkisi yaratır.
6- Değersiz Alacak Nedir?
Değersiz alacak, tahsil edilmesinin kesin olarak imkânsız hale geldiği alacaktır.
Bu durum genellikle şu belgelerle ortaya çıkar:
- mahkeme kararı
- iflas tasfiyesi
- borçlunun malvarlığı bırakmadan ölmesi
- alacaktan vazgeçildiğini gösteren resmi belge
Bu durumda alacak:
👉 doğrudan zarar yazılarak kayıtlardan çıkarılır.
7- Aciz Vesikası Nedir? Ne Anlama Gelir?
Aciz vesikası, icra takibi sonunda borçlunun malvarlığının borcu ödemeye yetmediğini gösteren belgedir.
Ancak önemli bir husus vardır:
- aciz vesikası borcu ortadan kaldırmaz
- sadece o anda tahsil edilemediğini gösterir
Bu nedenle:
👉 aciz vesikasına bağlı alacak değersiz alacak değil, genellikle şüpheli alacak olarak değerlendirilir.
8- Vazgeçilen Alacak Nedir?
Konkordato veya sulh anlaşması sonucu alacağın bir kısmından vazgeçilmesi durumudur.
Bu durumda:
Alacaklı açısından
Vazgeçilen tutar değersiz alacak sayılır ve gider yazılır.
Borçlu açısından
Bu tutar hemen gelir yazılmaz.
Borçlu:
- vazgeçilen tutarı özel karşılık hesabına alır
- 3 yıl içinde oluşacak zararlarla mahsup eder
- mahsup edilemeyen kısım üçüncü yıl sonunda kar yazılır.
9- Şüpheli Alacakların Muhasebe İşleyişi
Uygulamada temel hesaplar şunlardır:
- 128 – Şüpheli Ticari Alacaklar
- 129 – Şüpheli Ticari Alacak Karşılığı
- 654 – Karşılık Giderleri
- 644 – Konusu Kalmayan Karşılıklar
Örneğin alacak şüpheli hale geldiğinde:
128 Şüpheli Ticari Alacaklar
120 Alıcılar
Karşılık ayrıldığında:
654 Karşılık Giderleri
129 Şüpheli Alacak Karşılığı
Tahsilat olursa:
100 Kasa
128 Şüpheli Ticari Alacaklar
Karşılık gelir yazılır:
129 Şüpheli Alacak Karşılığı
644 Konusu Kalmayan Karşılıklar (Gelir Hesabı)
10- Uygulamada En Çok Yapılan Hatalar
Vergi incelemelerinde en sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
- dava veya icra takibi olmadan şüpheli alacak karşılığı ayrılması
- şüpheli hale geldiği yıl yerine sonraki yıl gider yazılması
- teminatlı alacağın tamamı için karşılık ayrılması
- yeterli belge olmadan alacağın değersiz sayılması
11- Tahsil Edilemeyen Alacaklarda KDV’nin Durumu
KDV açısından konu özellikle 2019 yılında yapılan değişiklikten sonra daha net hale gelmiştir.
11.1- Şüpheli Alacakta KDV
Şüpheli alacak karşılığı ayrılırken alacak tutarıyla birlikte KDV için de karşılık ayrılması mümkündür.
Çünkü:
- KDV, satış işleminden doğan alacağın bir unsurudur.
- Daha önce KDV beyannamesinde beyan edilmiş olması gerekir.
Bu nedenle;
👉 alacak şüpheli hale geldiğinde KDV dahil tutar için karşılık ayrılabilir.
Ancak bu aşamada:
- KDV indirimi yapılmaz
- sadece karşılık gideri yazılır
11.2- Değersiz Alacakta KDV
7104 sayılı Kanun (2019) ile önemli bir düzenleme yapılmıştır.
Buna göre:
👉 VUK 322 kapsamında değersiz hale gelen alacaklara ait KDV, alacağın değersiz hale geldiği dönemde indirim konusu yapılabilir.
Yani:
- Daha önce ödenmiş KDV
- tekrar indirilecek KDV olarak yazılabilir.
Bu düzenleme, tahsil edilemeyen satışlarda işletmelerin KDV yükünü ortadan kaldırmak amacıyla getirilmiştir.
11.3- Daha Önce Şüpheli Alacak Karşılığı Ayrılmışsa
Eğer alacak önce şüpheli alacak yapılmış ve karşılık ayrılmışsa:
- alacak değersiz hale geldiğinde
- KDV indirimi yapılabilmesi için
👉 daha önce gider yazılmış KDV’nin gelir olarak düzeltilmesi gerekir.
Amaç çifte vergi avantajını önlemektir.
11.4- Borçlu Taraf Açısından KDV
KDV Kanunu 30/e maddesi uyarınca:
👉 değersiz alacağa ait ve ödenmemiş KDV, borçlu tarafından indirim konusu yapılamaz.
Eğer borçlu daha önce bu KDV’yi indirmişse:
- alacağın değersiz hale geldiği dönemde
- indirim hesaplarından çıkarılması gerekir.
-
12- Sonuç
Vergi Usul Kanunu’nda düzenlenen bu üç müessese, mükelleflerin tahsil edemedikleri gelirler üzerinden vergi ödemek zorunda kalmamalarını sağlamak amacıyla getirilmiştir.
Özetle:
- Şüpheli alacak: Tahsil riski vardır → karşılık ayrılır
- Değersiz alacak: Tahsil imkânsızdır → doğrudan zarar yazılır
- Vazgeçilen alacak: konkordato veya sulh sonucu vazgeçilen alacak → borçlu açısından özel şekilde izlenir
Bu düzenlemelerin doğru uygulanması, ticari işletmeler açısından vergi matrahının doğru tespiti bakımından önemli sonuçlar doğurmaktadır.
Ahmet TOK / YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİR