21.02.2026
Enflasyon Tartışılırken Gözden Kaçan Unsur:
Vergi Denetiminde Dijitalleşme, Artan Vergi Maliyeti ve Enflasyona Etkisi
Son yıllarda enflasyon ülkemizin yeniden ana gündem maddesi haline geldi.
Siyaset ve finans çevreleri şu sorulara odaklanmış durumda:
“Enflasyon düşecek mi?”
“Tek haneli seviyeleri tekrar ne zaman görürüz?”
Ancak bu tartışmalarda yeterince konuşulmayan bir unsur var:
📌 Vergi denetiminde dijitalleşme ile artan vergi maliyetinin fiyatlara kalıcı biçimde yerleşmesi.
Vergi Yeni mi? Elbette Hayır.
Vergi her ekonominin değişmez gerçeğidir.
Ancak bizim ülkemizde uzun yıllar boyunca başka bir gerçek daha vardı:
📌 Özellikle perakende ve hizmet sektöründe kayıt dışılık, bazı alanlarda kayıtlı ekonomik hacimden daha büyüktü.
Dolayısıyla vergi teorik olarak vardı.
Fakat pratikte herkes aynı ölçüde ödemiyordu.
Fiyatların bir kısmı gerçek maliyet yapısına değil, kayıt dışılığın sağladığı görünmez avantaja dayanıyordu.
Son İki Yılda Ne Değişti?
Daraltıcı maliye politikasına geçiş yaşandı; teşvik, indirim ve istisnalar azaldı. Vergi denetiminde sert önlemler devreye alındı.
Enflasyonla mücadelede modern devletlerin iki temel aracı vardır:
1️⃣ Para politikası (en güçlü aracı faiz)
2️⃣ Maliye politikası (en güçlü aracı vergi)
Türkiye’de mali idare, özellikle vergi denetiminde keskin ve kararlı bir paradigma değişimine gitti.
Risk odaklı yapay zekâ denetimleri,
sektör bazlı tasarlanmış dijital kontrol sistemleri,
çapraz veri analizleri ve entegre platformlar…
Kurgan, Meva, Kaşif benzeri analiz altyapıları sayesinde:
• POS, banka, e-fatura, stok ve kârlılık verileri eş zamanlı analiz ediliyor
• Sektörel ortalamadan sapmalar hızla tespit ediliyor
• Nakit alan daralıyor
• Matrah saklama imkânı minimuma iniyor
Sonuç:
Özellikle perakende sektöründeki kayıt dışılık belirgin biçimde azalıyor.
Ve bu azalma doğrudan fiyatlara yansıyor.
Çünkü Artık Vergi “Fiilen” Ödeniyor
Geçmişte bazı işletmeler için vergi, rekabet avantajı içinde eritilebilen bir unsurdu.
Bugün ise:
• Gerçek ciro üzerinden beyan
• Gerçek kâr üzerinden vergilendirme
• Sürekli risk analizi
artık sistematik bir zorunluluk.
Bu durum işletmelerin maliyet yapısını kalıcı olarak değiştiriyor.
Enflasyon Üzerindeki Etki
Kayıt dışının daralması:
• Marjların yeniden belirlenmesine yol açıyor
• Fiyatların gerçek maliyet seviyesine oturmasına neden oluyor
• Özellikle hizmet sektöründe yukarı yönlü fiyat düzeltmesi yaratıyor
Bu sadece geçici bir dalgalanma değil.
Kayıt dışılık kalıcı biçimde azaldıkça fiyat seviyesi de kalıcı olarak yeni bir dengede yerleşiyor.
Gerçekçi Olalım
Kimse bu saatten sonra:
• Tavuk dönerin sembolik fiyatlara satıldığı,
• Ortalama bir dairenin birkaç yıllık birikimle alınabildiği,
• “Rahat harcama” hissinin yaygın olduğu eski satın alma gücünün aynen geri gelmesini beklemesin.
Çünkü o fiyatların bir kısmı verimlilikten değil,
kayıt dışı ekonominin yarattığı yapay dengeden kaynaklanıyordu.
Bugün sistem şeffaflaştıkça maliyet unsurları fiyatın içine kalıcı biçimde yerleşiyor.
Vergi denetiminde dijitalleşmenin ve kapsayıcılığın olumlu tarafları tabii ki çok;
✔ Daha adil rekabet
✔ Daha yüksek vergi uyumu
✔ Daha güçlü kamu maliyesi
✔ Daha şeffaf ekonomik yapı
Ancak enflasyona olumsuz etkisini de kabullenmek gerekiyor:
⚠ Vergi maliyetinin sistematik biçimde fiyatlara yerleşmesi
⚠ Enflasyon dinamiklerinde yukarı yönlü yapısal bir bileşen oluşması
Sonuç
Vergi denetiminin dijitalleşmesi bir tercih değil, zorunlu bir dönüşüm.
Uzun vadede mali disiplin ve rekabet adaleti açısından gerekli ve olumlu.
Ancak kısa ve orta vadede:
Kayıt dışılığın tasfiyesi fiyat seviyesini aşağı değil, yukarı taşıyan bir düzeltme etkisi yaratıyor.
Bu nedenle enflasyonu analiz ederken yalnızca faiz, kur ve enerji maliyetine bakmak yeterli değildir.
Vergi maliyetinin fiyatlara kalıcı biçimde yerleştiği yeni ekonomik yapıyı da hesaba katmak gerekir.
Ahmet TOK
Yeminli Mali Müşavir